Biz Kimiz?

Firmamız 1975 yılında şahıs şirketi olarak kurulmuş, 1985 yılında ise anonim şirket haline dönüştürülmüştür. Şirket ilk faaliyet yılında İstanbul kökenli bir kimya firmasının ithal etmekte olduğu sıvı yaprak gübrelerinin yurt çapında pazarlaması ile uğraştı. Söz konusu pazarlama faaliyeti 1976 yılında üretime dönüştürüldü. 1977 yılında FOSKANA isimli % 100 yerli sıvı yaprak gübresinin üretimi başladı. Söz konusu üretim faaliyeti için İzmir – Çınarlı'da ufak bir imalathane tutuldu. 1975 yılında 200 ton civarında olan sıvı yaprak gübresi tüketimi 1977 yılında yerli üretimin başlaması ile 500 tona, 1980 yılında ise 1500 tona çıkmıştır. 1980 yılında yurt çapında yıllık 1500 ton olan sıvı yaprak gübresi ihtiyacının 600 tonluk kısmı firmamız tarafından karşılanmakta idi.

Firmamız AR-GE çalışmalarına devam etmiş ve 1982 yılında ilk Türk malı şelatlı iz element gübresini üretmiştir. FOLIAR markası ile piyasaya sürülen ürün % 100 yerli olması ve düşük maliyetli olması sayesinde ithalatta % 15-17 civarında bir azalma sağlamıştır.

1982 yılına kadar, piyasada satılmakta olan yaprak gübrelerinden sadece firmamıza ait olan ürünler % 100 yerli kaynaklarla yurt içinde üretilmekte idi. 

Söz konusu ürünlerin tamamı Tarım Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılarak (her yıl en az 3 araştırma enstitüsünde denemeye alınmak suretiyle) satışına izin verilmekte idi. 1982 yılında yaprak gübrelerinin ruhsatlandırılma mecburiyetleri kaldırılınca kısa zamanda piyasaya onlarca denetimsiz ürün sunulmuş ve haksız rekabet ortamı oluşturulmuştur. Bu denetimsizlik 2000 yılına kadar sürmüştür. Söz konusu haksız rekabet ortamında firmamız sıvı yaprak gübresi ve şelatlı bileşikler üretimini durdurma kararı almıştır.

Firmamız 1980 yılında bir yandan yaprak gübresi üretimi yaparken diğer yandan da araştırmalarını sürdürmekte idi. Bu yılda Ege Üniversitesi'nin de katkılarıyla Türkiye genelinde torf yataklarının taranmasına başlandı. 1983 yılında Bolu – Yeniçağa bölgesinde ilk ticari değer taşıyan yataklar bulundu ve ilk işletme ruhsatı alındı. Söz konusu yıl aynı zamanda Türkiye'nin torf ile tanışma yılı da oldu.

Bu tarihe kadar futbol sahaları çayırdan kalıp halde kesip çıkartılan çimenden ve organik materyal olarak hayvan gübresinin kullanıldığı karışımlardan yapılmaktaydı. Bu sahalar kısa ömürlü olup standartlara uygun değillerdi.

Avrupa standartlarında çim sahaların yapımına firmamızın piyasaya arz etmiş olduğu torf ile 1983 yılından sonra başlanmıştır. Eski yöntemlerle yapılan sahalar bir sezon bile dayanmaz ilken torf ile yapılan sahaların 6-7 sezon ömrü olduğu gözlenmiştir.

Torf piyasaya çıktığı tarihten itibaren hibrit tohumların çimlendirilmesinde kullanılan başlıca vasat haline gelmiştir. Türkiye'de torfun varlığı fide-fidan-hibrit tohum üretiminde büyük gelişmelere vesile olmuştur.

Söz konusu yetiştiricilik faaliyetlerinde, uygun vasatın yurt dışında getirilme ihtiyacı ortadan kalkmıştır.

15 yıllık ruhsat kullanım hakkının dolmasından sonra, yörede bir kooperatif kurdurulmak sureti ile, işletme ruhsatı yöre halkına devredilmiştir.

Firmamızın 1982-1986 yılları arasında yürütmüş olduğu AR-GE çalışmalarında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Habil Çolakoğlu bilfiil görev almıştır.

Ülkemizde tarımın ve örtü altı yetiştiriciliğinin gelişmesi sonucu damlama sulama ve gübreleme sistemleri kurulmaya başlanmış ve bu yeni sistemler gereği yeni gübre ihtiyaçları doğmuştur. Ortaya çıkan yeni gübre ihtiyacı beraberinde sisteme uygun gübre ithalatını da getirmiştir. Söz konusu sistemler ve gübre çeşitleri İsrail, İtalya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerden ithal edilmekte idi.

Firmamız 31.08.1990 tarihinde Ege Üniversitesi Ziraat fakültesinin 201-5363 sayılı öneri ve kontrolleri doğrultusunda Türkiye'nin ilk yerli damlama gübresi üretimine resmen başlamıştır. Yerli damlama gübresi üretimi birçok firmaya ışık tutmuş ve dışa bağımlılığın sona ermesine yardımcı olmuştur.

Şehirciliğin, turizmin ve spor tesislerinin gelişmesi çim alanlarının artmasına sebep olmuştur. Bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla 1994 yılında çim alanlar için özel olarak formüle edilmiş GH GRASS ticari markalı çim gübresi piyasaya sürülmüştür. Söz konusu ürün Türkiye'de piyasaya sürülmüş ilk yerli çim gübresi olma özelliğini taşımaktadır.

Bu tarihten sonra firma, çevre bilinci ve hassas tarım konularını da göz önünde bulundurarak AR-GE çalışmalarını sürdürmüş ve toprak yapısını iyileştirecek ürünler geliştirmeye çabalamıştır. Almanya ve A.B.D.'deki gelişmeler yakından takip edilmiş ve torfun bir ileri aşaması olan leonarditin adı geçen araştırmalara uygun bir preperat olduğu belirlenmiştir. 1997 yılına kadar humik asitlerin toprak düzenleyici olarak bitki gelişimindeki faydaları araştırılmış ve elde edilen olumlu neticeler ışığında Almanya'da tespit edilen bir ürünün ithaline karar verilmiştir. 1999 yılında ise Almanya'daki üretici firmaya ortak olunmuştur.

Ancak takip eden yıllarda süren araştırmalar organik maddenin tek başına toprağa verilmesinden doğan zorluklar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu gelişmelerin ışığında ve organik-kimyasal maddenin bir arada verilme zorluğu, aşırı kimyasal gübre kullanımı, toprağın ve yer altı sularının kirlenmesi gibi problemler de göz önüne alınarak organik + kimyasal gübre araştırmaları başlatılmıştır.

2000 yılında çim alanların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak %50 organik madde ihtiva eden BIO GRASS ticari markalı ürün piyasaya sürülmüştür. Devam eden araştırmalar organik madde ile kimyasal gübrenin salt beraber verilmesinin yeterli olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bu araştırmaların ışığında kimyasal gübrenin organik madde ile kaplanması fikri ortaya çıkmış ve AR-GE çalışmaları bu yöne kaydırılmıştır. Yapılan çalışmalar kısa sürede meyvesini vermiş BIOCOMP isimli organik madde kaplı kimyasal gübre geliştirilmiştir.

BIOCOMP adlı ürün geliştirilirken göz önünde bulundurulan başlıca kıstaslar şunlardır:

* Organik madde vermek suretiyle toprağın yapısını iyileştirmek

* Katyon değişim kapasitesi yüksek bir organik madde kullanmak suretiyle hemkumlu hem de killi toprakları verimli hale getirmek.

* Söz konusu organik madde yardımıyla toprakta aşırı kimyasal gübre kullanımından dolayı meydana gelen çoraklaşmanın önüne geçmek ve böylece:

- Yer altı sularının kirlenmesini engellemek

- Toprakta çoraklaşmayı engellemek

- Ekonomik açıdan aşırı tüketimi engellemek ve böylece yurt ekonomisine katkıda bulunmak

- Yeterli miktarda gübre kullanımı ile zaman ve iş gücünden tasarruf sağlamak

Çevre bilincinin arttığı ve birim alandan maksimum ürün elde etme çabalarının zirvede olduğu günümüzde önemli olan bitkiye fazla besin elementleri verebilmek değil; bitkiye ihtiyacı olan kadarını vermek ve bitkinin bu besin elementlerini en etkin şekilde almasını sağlayabilmektir.

Günümüz şartlarında ülkemizde bulunan gübre fabrikalarının toplam üretimleri yıllık ihtiyacı karşılayamamakta ve yurt dışından gübre ithali yoluna gidilmektedir. Bunun başlıca sebebi de yukarıda belirtildiği gibi çiftçimizin ürününe fazladan gübre verme eğiliminde olmasıdır. Firmamızın üretmekte olduğu BIOCOMP adlı ürünün gerektiği kadar kullanılması, kimyevi gübreye olan ihtiyacı azaltmakla kalmayacak, orta vadede yurt dışına olan bağımlılığı da ortadan kaldıracaktır. Bu durum hem yurt içi üretiminin gelişmesine katkı sağlayacak hem de yurt kaynaklarının dışarı çıkmasını engelleyerek yurt ekonomisine önemli bir katkı sağlayacaktır.

Firmamız BIOCOMP markalı ürüne tescil almak amacıyla 2002 yılında Tarım Bakanlığı'na müracaat etmiş ancak Tarım Bakanlığı yönetmeliğinde kaplama gübre kavramı yer almadığı için ürün ancak Haziran 2003'de tescil edilebilmiştir. Yapılan son değişiklikler ile, söz konusu yönetmelik 04.05.2004 tarih 25452 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.

13.04.2005 yılında yapılan patent başvurumuz 27.11.2007 tarihinde patent belgemizin tarafımıza gönderilmesi ile müspet olarak sonuçlanmıştır.

BIOCOMP'un üretimi sırasında kullanılan organik madde Almanya'dan ithal edilmektedir. Başlangıçta söz konusu organik maddeyi mamul haline getiren WESKO isimli şirketin hatırı sayılır müşterilerindenken gelişen olaylar ve piyasa koşulları neticesinde adı geçen firma satın alınmış, bu sayede hem ham madde sıkıntısı aşılmış hem de yurt dışına döviz çıkışının önüne geçilmiştir. Gelişen piyasa koşullarına istinaden Eylül 2012'de hisse devri yapılarak WESKO ile süren işbirliği sonlandırılmıştır.

Firmamız yurt içinde yapılan AR-GE çalışmalarında 1990 yılından bu yana Ege Üniversitesi, buna ek olarak 2001 yılından beri de Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nün teknik olanaklarından yararlanmaktadır. Zeytincilik Araştırma Enstitüsü 2003 yılından beri kimyevi gübre – çiftlik gübresi – organomineral gübrenin verim üzerindeki etiklerini inceleyen bir proje yürütmektedir. Normal şartlarda 2006 yılında sonuçlanması beklenen proje, özellikle organomineral gübrenin beklenmeyen verim artışı sağlaması sebebiyle, daha kapsamlı sonuçlar elde etmek amacıyla bir yıl uzatılmıştır ve 2007 yılında sonlandırılmıştır. Adı geçen proje 2008 yılı Mart ayında bakanlık yayını haline getirilerek resmiyet kazanmıştır. Ayrıca söz konusu proje 2009 yılı içinde Portekiz ve ABD'den davet almıştır.

Firmanın yapmış olduğu yeniliklerin yanı sıra piyasada mevcut ürünlerin muadili ürünler üretmeyi de sürdürmüştür. Bu ürünler arasında HORTISUL ticari markalı yaprak ve damlama sulama gübresi, BERMUDA GRASS ticari markalı çim gübresi ve PERL HUMUS ticari markalı hümik asit sayılabilir.

Firmamız günümüzde ağırlıklı olarak kaplama gübre üretimi yapmaktadır. Tescilli markamızın üretimi dışında 6 ayrı firmaya fason üretim yapılmaktadır. Firmamız 1991 yılından beri başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere Suriye, İran, Lübnan, Kuveyt, Kuzey  Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C.), Pakistan gibi ülkelere ihracat yapmaktadır. 2004 yılında İspanya'ya fason üretim yapmak suretiyle ihracat yapılmıştır.

Firmamız gelecekte hassas tarıma uygun organomineral gübre üretimi ve %100 organik gübre üretimi projelerini hayata geçirme çabası içerisindedir. Ayrıca bitki tohumlarının organomineral gübre ile kaplanması ve bu sayede hem çiftçiye vakit-para-iş gücü kazandırma hem gereksiz gübre kullanımını önleyerek ülke ekonomisine katkıda bulunma hem de toprak yapısının ve yer altı sularının korunmasını sağlama konusu firmamızın başlıca çalışma konularıdır.